Mesajlar Etiketlendi ‘masal’

Ulak

Yayınlandı: 10 Ocak 2009 aylakmaymun tarafından GÖRMEDİLER içinde
Etiketler:, , , , , ,

ulak_film_afis2

YÖNETMEN: Çağan Irmak

 

SENARYO: Çağan Irmak

 

OYUNCULAR: Çetin Tekindor, Hümeyra, Yetkin Dikinciler,  Şerif Sezer.

 

SİNOPSİS: Köy köy dolaşarak Ulak İbrahim’in hikayesini anlatan bir seyyahın düzeni bozulmuş bir köyde anlattığı masal ile yaşattığı değişimi konu almaktadır.

 

YAPIM YILI: 2007 

   

SÜRE: 108 dk.

 

Bütün güzel masallar gibi Yaradan’ ın adıyla başlar hikâyemiz. Zekeriya bir civanın hikâyesini anlatmaktadır etrafındaki  çocuklara. Bu hikaye, başına ne hal geldiyse, aklı başından alınmış, ağzı dili lal olmuş,  baktığını başka gören, duyduğunu başka duyan Ulak İbrahim’in hikayesidir.Nasıl başlasam, nelerden bahsetsem diye yerimde duramıyorum. Filmi izledikten sonra heyecanlanıp bunu paylaşmalıyım diyerek soluğu burda aldım. Filmi izlerken Çağan Irmak’ın  da heyecanını hissetmemek mümkün değildi. Büyülü bir atmosferin içinden seslenmiş bizlere ve ben de aynı havayı soluyarak yazmak istiyorum. Masal seven biri olarak Ulak’ın  çok başarılı bir anlatıma sahip olduğunu düşünüyorum.

ulak27Hem oyunculuk açısından hem de dili açısından çok zengin bir filmle karşılaştım.  Kostümler ve mekanlar bu masalsı havayı bozmayacak şekilde özenle düzenlenmiş. Çocuk oyuncu kadrosu da en az diğerleri kadar başarılıydı. Babam ve Oğlum’da bu masalsı öğelerden az da olsa sunan Çağan Irmak, bu filmde masalın içinde masal anlatmış bizlere. Din kavramına çeşitli metaforlarla atıfta bulunulduğunu düşündüğüm bu filmde karakter isimleri de dikkat çekmekte; ibrahim, adem, havva, meryem, ferhat, ömer..
Türk sineması içinde kendine özgü bir yer edinebilecek kadar farklı bir film Ulak. Masalcımız diyor ki; hikayeyi anlatandan çok dinleyene de bir şeyler yapmak düşüyor. Bu masalın dinleyicisi olmalı ve Ulak’ı kafanızda yaratmalısınız. Unutmayın ki beklediğiniz Ulak’ı yaratan da sizsiniz.
İyi seyirler…

Reklamlar

Şaşkın Şaşı Böcek, Yusufçuk ve Çocuk

Yayınlandı: 3 Aralık 2008 3aymun tarafından YAZMADILAR içinde
Etiketler:, , ,
dragonfly-paul-mccann

Dragonflies Dance - Paul McCann

Bu bir tarla böceğinin hikayesi; karanlıktan korkan bir gece böceği. yaşamında hep bu paradoks gizli şaşı gözlümün. şaşkınlığı da şaşılığından gelir zaten. arkadaş ortamında hiç kıyamazlar ona, evet hafif şehlalık var ama sana yakışıyo derler.

 

Özellikle yusufçuk bir başka düşünür onun hakkında. yeşilliğinden gelen sezgisel bir güçle korumasına alır onu. korumacılık değil de aslında hislerinin sevmek olduğunu da sezebilse boy boy cocukları olurdu kimbilir, eninde sonunda o da bir böcek işte.

 

Neyse, bizim tarla böceği gece oldu mu uyanır. korku içinde güne başlar ışıksızlığın arasında. her uyanışında küçük bir panik atak yaşar. kalbi pır pır pır, ki o boyutta bi kalp için oldukça riskli bir durum sosyal hastalıkların baş göstermesi, ama gel gör ki elinde değil bizimkinin. hep eksik sanki bir şeyler, arkası hep boşlukta.. tam o sırada yusufçuk yusufçukzadeler konağından kapıyı aralar. geceye rengini veren kara, yeşile çalarken ekinler aydınlanmaya başlar. buğday renginin sarılığından bihaber tarla böceği hızla karnını doyurmaya çalışır. biliyordur ki acele etmezse ışık kaçacak. yusufçugun her gece onun için on dakkalığına uykusundan olması koca bir doğa dengesini altüst etse de, kimi ülkelerde tsunamiler, kimilerinde depremler başgösterse de o ikisinin arasında ki dengeye karışacak kadar ilahi bi güç gelmemiştir daha vücuda.

 

Şaşkın şaşı böcek, her gece karnını doyurma savaşıyla, yaşama uğraşıyla yusufçuğa teşekkür etmeyi unutur. Her gece bir seçim yapması gerekmektedir; ekinlerin mide sancılatan kokusuyla aralık kapı ardında ışık saçan ömrüne ömür katılası yusufçuk arasında. bir hışım koşsa, narin ellerinden tutup saçlarını okşasa, şaşılığından yusufçuk babanın odasına girmekten korkar. o gün yemek yemese ,sakin sakin yürüse şaşmadan yollar, bu sefer de öleceğini bilir. ona göre genetik bilim hiçbir aşama kaydedememiştir zaten, bu nasıl metabolizma! O on dakika zarfında yusufcuk şöyle düşünür; gelme sakın bana, ekinleri aydınlattım sana, bir kıpırtın yeter mutlu olmama, sakın gelme, sakın ölme seni şaşkın…

 

dragonfly

 

… ve kamera gökyüzüne doğru bir açıyla uzaklaşırken bizimkilerden, bir çocuk yaramaz bıçkın, elinde bir kavanoz, dalar çalıların arasına.. kozalakların biriktiği bir yerden bir böcek yakalar çığlık çığlığa. Koşa düşe, bata çıka evine varır. artık karanlıktan korkmayacaktır..

 

Duvarındaki yeşil gölge bir gün sönüp gidene kadar…

The Fall

Yayınlandı: 3 Aralık 2008 may3un tarafından GÖRMEDİLER içinde
Etiketler:, , , , , , ,

The Fall

YÖNETMEN: Tarsem Singh

 

SENARYO: Dan Gilroy, Nico Soultanakis, Tarsem Singh (Valery Petrov’un 1981 tarihli Yo Ho Ho eserinden)

 

OYUNCULAR: Lee Pace, Catinca Untaru, Justine Waddell, Kim Uylenbroek, Sean Gilder, Marcus Wesley, Robin Smith, Leo Bill, Jeetu Verma

 

SİNOPSİS: 1920’lerin Los Angeles’ında bir hastanede, kolu kırık küçük bir kız çocuğuyla intihara teşebbüs etmiş bir film dublörünün ona anlattığı masallarla kurdukları dostluğun hikayesi.

 

YAPIM YILI: 2006     SÜRE: 117 dk

 

may3un: The Fall, masalla gerçeği harmanlarken, aslında ikisinin birbiriyle ne kadar iç içe olduğunu gözler önüne seriyor. Hayatla birlikte masalın şekillendiği kadar masalla birlikte hayatların da şekillenebileceğini gösteren film, özellikle masal bölümlerindeki çekim ve görüntüleriyle seyircinin hayal gücünü zorlarken, hikayenin sonunda masal ve gerçeğin birbirini nasıl etkileyeceği merakıyla sıkılmadan izletiyor. Özellikle benim gibi Terry Gilliam filmlerini sevenlerin bu filmden ekstra bir keyif alacağını düşündüğüm film, bunun yanı sıra daha bir çok filmde kullanılmış olan Beethoven’ın 7. Senfonisi’nin en çok yakıştığı filmlerden biri.

the-fall-2_preview1

Ayrıca Pushing Daisies’ten tanıdığımız Lee Pace’in sade ve yapmacıksız oyunculuğu, Tarsem Singh’in sürrealistik hayalgücü ve güzel kurgulanmış senaryosuyla son dönemde beni en çok şaşırtan filmlerden biri olan The Fall’un, yine de olmazsa olmazı ve izledikten sonra en çok aklınızda yer edecek unsuru; yaşından büyük oyunculuğuyla sizi şaşkına çevirecek olan Catinca Untaru…

 

3aymun: Film, küçük kızın hayalgücüyle birleşen masallarda, yaşamına son vermeye niyetli dublörün bir kahramana dönüşmesini izleyiciye sunarken, masalın arkasında yatan gerçeği gözler önüne seriyor: Ancak bize inanan biri oldukça kahramanız!

 

Çoğu kere kendi yalanlarına çocukları ortak eden insanlar gördüm. Kendi hayatlarını çocuklarına masal okur gibi anlatan babalar ve anneler… Hikayeler her ne olursa olsun, çocukların o hikayedeki iyiyi aradan bulup çıkarttığına şahit oldum. Onlar olmasa dünya, gerçekten çok gerçek ve masallar olmasa gerçekler kendi sonumuzu bile getirebilirler… İşte The Fall, tüm bunları hatırlattığı için kaçırılmaması gereken bir film…

the-fall3