Mesajlar Etiketlendi ‘genç bakış’

milla

 

Garip bir huya sahibim. İçerebildiği tüm anlamlarıyla birlikte “Tartışma” olan herşeyden kaçıyorum. İki arkadaşım tuttuğu takımlar hakkında tartışırken daralıyorum, biri diğerini tartışma amaçlı eleştirirken boğuluyorum. Genç Bakış’ı izleyemiyorum, Siyaset Meydanı’nı hiç kaldıramıyorum.

 

Yapım gereği her şeye muhalefet olmayı ne kadar seversem seveyim, karşımda benden daha farklı bir düşünceyle dikilen bir insanı görünce hemen empati kuruyorum. Kendi fikrimi bile unutuyorum bu yüzden. Çatışmanın değişime ve bu dünya düzeninin dönüşümüne olan büyük yararlarını ne kadar bilsem de, hatta bunu her alevli konuşmamda her baskın yazımda kullansam da, benim dışımda cereyan ettiğinde, kendimi 5. Element filmindeki Leeloo gibi hissediyorum. Dünyada olup biten her kötü olayı on dakika zarfında hızlıca gözden geçirip ağladığı o sahne…

 

Anlaşamamak üzerine kurulu bir iletişim yapımız var. Sanıyorum ki bu garip huylar oradan kaynaklanıyor. İki insanın birbiriyle tartışırken sarfettiği onca anlam kayması arasından ikisini de eşitleyici bir nokta buluyor ve buna nasıl ulaşamadıklarına şaşıyorum. Araya girip bir iki laf etmeye kalksam, taraf olmamı bekleyen ve yine dediklerimden yalnızca kendi payına olanları seven insanlar arasında kalp atışlarım hızlanıyor. Çoğu kere şu lafı duyuyorum en yakınlarımdan bu yüzden: Eleştiriye hiç açık değilsin!

 

Değilim. Evet değilim ama eleştiriye bu kadar da açık olunmaz ki… Ne yazık ki yersiz yurtsuz eleştirilere, safi kendime yapılanlara değil – ki hatta en çok onları kaldırabiliyorum – karşısındakini anlamamak için elinden geleni yapan ve kendisini de adam akıllı anlatamayan her tartışma yaratıcısına kızıyorum. Bir yerlerde kaybettiğimiz diyalog ortamını, bu ortamın dönüştürücü ve yarara işleyen yapısını özlüyorum. Susması gereken yerde susabilen ya da anlatabileceği onca şeyi sadece susarak verebilen insanları özlüyorum. Dedemin çayını her gün koşulsuz ayağına getiren babaannemi, söylediklerime katılmasa da dinleyen ve en oluruyla kendi fikrini anlatabilen arkadaşlarımı özlüyorum. Dünya kadar büyük meseleler hakkında tartışırken, aynı konu üzerinde olduklarının farkında olmayan insanlar tarafından yürütülen tartışmalarda, birbirini deli gibi severken anlamamaya kasan insanlar arasında, çıkış yolu arıyorum işte kendime bu yazımla.. Çok mu büyütüyorum, yanlış mıyım, hatalı mıyım, bilemiyorum… Ama bu konuda tartışmazsak sevinirim sanırım 😀

Reklamlar